Fikir ayrılıklarını kırmadan konuşabilmek
Ukte ·
Bir tanışmada ya da evlilikte farklı düşünmek kaçınılmaz olabilir. Önemli bir konu açıldığında konuşmanın nasıl ilerlediği, iki kişinin birbirini anlamaya ne kadar alan tanıdığını gösterir. Bu anları yalnızca kimin…
Fikir ayrılığında konuşmanın biçimini önemseyin
Bir tanışmada ya da evlilikte farklı düşünmek kaçınılmaz olabilir. Önemli bir konu açıldığında konuşmanın nasıl ilerlediği, iki kişinin birbirini anlamaya ne kadar alan tanıdığını gösterir. Bu anları yalnızca kimin haklı olduğuna karar verilecek bir tartışma olarak görmemeye çalışın.
Bir mesele açıldığında geçmişteki bütün kırgınlıkların aynı konuşmaya taşınması, neyi çözmeye çalıştığınızı belirsizleştirebilir. Önce tek bir başlık seçin. Konuşmak için uygun olup olmadığınızı birbirinize sorun. Yorgun, aceleci veya başka bir işin ortasında olduğunuzda daha uygun bir zaman belirleyebilirsiniz.
Konuyu somut bir davranış üzerinden açın
Sizi rahatsız eden davranışı açık bir örnekle anlatın. Genellemeler yapmak yerine ne olduğunu, sizde nasıl bir etki bıraktığını ve neye ihtiyaç duyduğunuzu söyleyin. Karşınızdaki kişinin cevabını hazırlarken onu dinlemeyi bırakmadığınızdan emin olun; anlamadığınız yeri sorabilirsiniz.
Konuşmanızı üç parçaya ayırın
- Olay: Yorum eklemeden ne olduğunu anlatın.
- Etki: Bu durumun sizde nasıl bir karşılığı olduğunu söyleyin.
- İhtiyaç: Bundan sonra neyi farklı yapmak istediğinizi belirtin.
“Plan değiştiğinde haber alamadım, beklerken belirsizlik yaşadım. Bir dahaki sefer kısa bir mesaj gönderebilir miyiz?” ifadesi bu yaklaşımın bir örneğidir.
Ara verirken geri dönüş zamanını konuşun
Konuşma sertleşiyorsa ara vermeyi önerebilirsiniz. Konuya ne zaman geri döneceğinizi birlikte belirlemek, aranın belirsiz bir suskunluğa dönüşmesini önler. Sakinleştiğinizde bir sonraki benzer durumda neyi farklı yapabileceğinizi konuşun. Özrün yanında, üzerinde anlaştığınız değişikliğin uygulanıp uygulanmadığına da bakın.
Ara vermek, diğer kişiyi cezalandırmak için belirsiz süreyle iletişimi kesmeye dönüşmemelidir. “Şu anda sakin konuşamıyorum, akşam yeniden ele alalım” diyebilirsiniz. Geri döndüğünüzde önceki konuşmanın son cümlesinden tartışmaya devam etmek yerine, çözmek istediğiniz meseleyi yeniden tarif edin ve diğer kişinin yaklaşımını dinleyin.
Çözümün iki kişiyi de gözettiğinden emin olun
Her sorun uzlaşmayla çözülemeyebilir. Temel bir beklentinizin sürekli görmezden gelinmesi veya konuşmaların hakarete ve tehdide dönüşmesi, karar verirken dikkate almanız gereken durumlardır. Bir ilişkiyi sürdürmek için sınırlarınızdan vazgeçmeniz gerekmez. Anlaşmazlığı ele alma çabası, her iki kişinin de söz hakkını ve rahatlığını korumalıdır.
- Üzerinde anlaştığınız değişiklik açık ve uygulanabilir mi?
- İki kişi de bir sorumluluk üstleniyor mu?
- Aynı konu yeniden açıldığında küçümsenmeden konuşulabiliyor mu?
- Özürden sonra davranışta bir değişiklik görülüyor mu?
Bu soruları diğer kişiyi sınamak için değil, ilişkinin mevcut işleyişini anlamak için kullanabilirsiniz.